Nüfus ve göç verileri, kentlerin sosyal, ekonomik ve mekânsal gelişiminin yönlendirilmesindeki temel araçlarından biridir. Aynı zamanda geleceği şekillendiren stratejik planlamaların da vazgeçilmez dayanağını oluşturmaktadır.
Antalya,
hem Türkiye’nin en hızlı büyüyen şehirlerinden biri, hem de yoğun iç ve dış göç
alan, uluslararası ölçekte önemli bir turizm kentidir. Bu nedenle nüfus ve göç
verilerinin doğru okunması ve değerlendirilmesi; barınma, altyapı, ulaşım,
turizm, çevre yönetimi ve sosyal hizmetler gibi pek çok alanda sağlıklı
planlama yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
1950’li
yıllardan itibaren başlayan ve hızlanarak devam eden kentleşme süreci,
Antalya’da nüfus ve göç dinamiklerinin mekânsal yapıyı sürekli olarak
dönüştürdüğü bir dönem başlatmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024
Yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Antalya’nın nüfusu
2.722.103 kişidir. On dokuz ilçeden oluşan ilimizde, nüfus artış hızı ‰ 9.5
olarak hesaplanmıştır. 2023 yılında bu oran ‰ 3,1 düzeyindeydi. Her ne kadar
son bir yılda artış gözlemlense de uzun vadeli değerlendirildiğinde Antalya’da
nüfus artış hızının düşme eğiliminde olduğu görülmektedir. Bu oran ile Antalya
Türkiye illeri arasında 15. sırada yer almaktadır.
Antalya’nın
nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalaması olan 111 kişi/km²’nin üzerinde 133 kişi/km²
olarak belirlenmiştir. Bu değer ile Antalya, nüfus yoğunluğu bakımından
Türkiye’de 19. sırada yer almaktadır.
İlçelere
göre nüfus dağılımı incelendiğinde; Döşemealtı, Aksu, Muratpaşa, Kepez,
Konyaaltı ilçelerinin toplam nüfusu 1.508.134 olup, bu beş ilçe Antalya’nın
toplam nüfusunun % 55,4’ünü oluşturmaktadır. Nüfus artış hızları
değerlendirildiğinde, en yüksek artış ‰50,5 ile Döşemealtı ilçesinde
gerçekleşmiş; bunu Aksu (‰ 27,1) ve Kepez (‰ 24,7) ilçeleri takip etmiştir.
Nüfus
artış hızının en düşük olduğu ilçeler ise İbradi, Akseki ve Gündoğmuş olmuştur.
Hane halkı büyüklüğü açısından, Türkiye ortalaması 3,1 kişi iken, Antalya
ilinde bu değer 2,9 kişi olarak ölçülmüştür. Bu sayı 2020 yılında 3.02 idi;
yani yıllar içinde azalma eğilimi göstermiştir.
TÜİK’in
2025 yılı projeksiyon verilerine göre, Antalya’nın 2023 yılı nüfusu olan
2.696.249 kişinin, ‰13,6’lık bir artışla, 2030 yılında 2.966.053’e ulaşması
beklenmektedir.
Antalya,
9.1’lik net göç hızıyla Türkiye genelinde 5. sırada yer almaktadır. Net göç
hızı en yüksek iller sırasıyla; Yalova (15,6), Tekirdağ (13,1), Muğla (11,6),
Tokat (10,4)’tür. Bu veriler, Antalya’nın 2024 yılında da yaşamak için tercih
edilen ve göç alan önemli kentlerden biri olduğunu göstermektedir. Antalya,
aldığı göç sayısı bakımından İstanbul ve Ankara’nın ardından 96.618 kişi ile 3.
sırada yer almaktadır.
Benzer
şekilde, verdiği göç sayısı bakımından da İstanbul ve Ankara’dan sonra 71.999
kişiyle yine 3. sıradadır. Dolayısıyla Antalya, hem göç alan ve hem de göç
veren bir il olarak dinamik bir demografik yapıya sahiptir.
24
Haziran 2025 tarihinde yayınlanan TÜİK 2024 Uluslararası Göç İstatistiklerine
göre;
·Türkiye’ye
gelen uluslararası göçün % 32,8’i İstanbul’a, % 8,5’i Antalya’ya yönelmiştir.
Bu oranla Antalya, Türkiye’ye gelen uluslararası göçte 2. sırada yer
almaktadır.
·Türkiye’den
giden uluslararası göçün % 34,0’ü İstanbul’dan, % 8,5’i Ankara’dan, % 7,8’i
Antalya’dan gerçekleşmiştir. Bu verilere göre, Türkiye’den giden uluslararası
göçte 3. sıradadır.
Antalya’ya
gelen yabancı uyruklu nüfus, 2023 yılında 69.441 kişi iken, bu sayı 2024
yılında 23.093’e düşmüştür. 2022 yılında
toplam nüfus içindeki % 6.4 olan yabancı nüfus oranı, 2024 itibariyle % 4,4’e
gerilemiştir. Antalya’nın uluslararası net göç değeri:
·2021
yılında: + 42454,
·2022
yılında: + 41943
·2023
yılında: - 41692
·2024
yılında : - 6240 olarak gerçekleşmiştir.
Antalya
İli, uluslararası net göç sıralamasında
·2016-2019
yılları arasında 3. Sırada,
·2021
yılında 2. sırada,
·2022
yılında 1. Sırada yer almışken
2023
yılı itibariyle giden göçün gelen göçü aşmasıyla birlikte negatif göç değerine
düşmüştür.
2016
yılından günümüze ilk kez, 2023 itibarıyla Antalya’da Türkiye’den giden
uluslararası göçün, Türkiye’ye gelen uluslararası göçten daha fazla olduğu bir
tablo ortaya çıkmıştır.
Antalya’nın
göç süreci; ekonomik, sosyal, iklimsel, turizm kaynaklı faktörler ile
uluslararası ilişkilerin etkisiyle şekillenen çok boyutlu bir yapıya
sahiptir. Kent, hem göç alan hem de göç
veren dinamik yapısıyla küresel ve bölgesel krizlerden kolaylıkla etkilenebilir
bir yapıda bulunmaktadır. İstatistiksel verilere göre, Antalya ili nüfusu
1950’li yıllardan itibaren kesintisiz bir şekilde artış göstermiştir. Her ne
kadar son yıllarda nüfus artış hızı yavaşlamış olsa da, Antalya hâlâ Türkiye
genelinde yaşamak için tercih edilen ve göç alan önemli şehirlerden biri olmaya
devam etmektedir.
TÜİK
projeksiyonlarına göre, gelecekte de nüfus artışının süreceği öngörülmektedir.
Bu süreçte ortaya çıkan, konut baskısı, kentsel yayılma, trafik sıkışıklığı,
altyapı yetersizliği, çevresel sorunlar, ekonomik dalgalanmalar ve sosyal uyum
güçlükleri gibi pek çok kentleşme sorununun temel nedeni olarak, sıklıkla nüfus
artışı ve göç olgusu gösterilmektedir. Oysa nüfus değişimlerinin kent mekânında
yarattığı etkilerin kontrol altına alınması ve kentleşme sürecinin sağlıklı bir
biçimde yönetilmesi; ancak sürdürülebilir kentsel planlama kararlarıyla, yerel
ve çevresel dengeyi gözeten bütüncül bir kentleşme anlayışıyla mümkün
olabilmektedir. Ne var ki bu temel gerçek çoğu zaman göz ardı edilmektedir.
Antalya’nın ulusal ve uluslararası ölçekte sahip olduğu stratejik önemi ve turizm potansiyelini koruyarak gelişimini sürdürebilmesi için, yerel yönetimlere ve tüm kent paydaşlarına önemli sorumluluklar düşmektedir. Ya 1950’li yıllardan bu yana süregeldiği gibi, kentleşme sorunlarının temel nedeni olarak nüfus artışı ve göç gösterilmeye devam edilecektir; ya da artık 2025 yılında, bilimsel verileri doğru analiz eden, uzmanlığı esas alan, risklere karşı dirençli, kapsayıcı ve sürdürülebilir kent politikaları katılımcı bir anlayışla hayata geçirilerek, kentleşme sorunlarına gerçekçi çözümler üretilecektir.
Dr.
Ebru Manavoğlu Şehir Plancısı (İTÜ)