ANTALYASPOR’da Hedef SÜPER LİG mi, Yoksa ATSO Seçimleri mi?

Boluspor maçından bu yana Antalya’da ne konuşuldu? Bilet fiyatları mı? Şehrin takımla bütünleşmesi mi? Yoksa futbol mu? Ne yazık ki bunların hiçbiri gerektiği kadar gündeme gelmedi. Buna karşılık, Antalyaspor Başkanının, ATSO seçimlerinde taraf olması ve seçim çalışmaları nedeniyle şehrin gündeminde, sosyal medyada, gazetelerinde, köşe yazılarında kendine genişçe bir yer buldu.
15 October 2026 Yaklaşık 6 dk okuma Murat Kayahan


Bir gün büyük bir yük gemisinin motoru arızalanır. Gemiyi çalıştırmak için şirket yetkilileri çok sayıda mühendis getirir ama kimse sorunu çözemez. Sonunda, yıllarını gemi motorlarını tamir etmeye vermiş yaşlı bir ustaya ulaşırlar.

Usta, yanına küçük bir çekiç alıp gemiye gelir. Motor dairesine iner, parçaları uzun uzun inceler. Bir süre sonra çekicini çıkarır ve motorun belirli bir noktasına hafifçe vurur. Motor bir anda çalışmaya başlar.

Şirket yetkilileri sevinir ancak birkaç gün sonra ustadan 10 bin dolarlık bir fatura gelir. Şaşırırlar. Sonuçta yapılan iş, çekiçle motora bir kez vurmaktan ibarettir. Ustaya faturanın ayrıntılarını sorarlar.

Ustanın cevabı nettir:

Çekiçle motora vurmak: 1 dolar.

Nereye vuracağını bilmek: 9.999 dolar.

Çünkü mesele sadece bir işi yapmak değil, o işin nasıl yapılacağını bilmektir. Tecrübe dediğimiz şey de tam olarak budur: Nerede, ne zaman ve nasıl müdahale edeceğini bilmek. Bir de güzel bir söz vardır: Her işe yetişmeye çalışan, hiçbir işe gerektiği kadar odaklanamaz.

Gelelim Antalyaspor’a…

Bu hafta ligin en kritik maçlarından birine çıktık. Rakip, lider Kayserispor’du. Boluspor maçının ardından kaleme aldığım yazıda belirtmiştim; bu karşılaşma bizim için altı puan değerindeydi. Dün gece Kayserispor, hikâyedeki usta gibi sahada ne yaptığını bilen bir takım görüntüsü çizdi ve dersine iyi çalışmasının mükâfatı olarak altın değerinde üç puan almayı başardı. Antalyaspor yönetiminin kucağına da yüklü bir fatura bıraktı. Yağmurlu havada seken topları iyi takip ettiler, akıllı bir oyun oynayarak bireysel hatalarımızı çok iyi değerlendirdiler.

Böyle bir maç öncesinde şehrin, yönetimin ve taraftarın Antalyaspor etrafında kenetlenmesi gerektiğini söyledim. Tribünlerin dolması için bilet fiyatlarının makul seviyelere çekilmesinin önemini de özellikle vurguladım.

Peki, Boluspor maçından bu yana Antalya’da ne konuşuldu?

Bilet fiyatları mı? Şehrin takımla bütünleşmesi mi? Yoksa futbol mu?

Ne yazık ki bunların hiçbiri gerektiği kadar gündeme gelmedi. Buna karşılık, Antalyaspor Başkanının, ATSO seçimlerinde taraf olması ve seçim çalışmaları nedeniyle şehrin gündeminde, sosyal medyada, gazetelerinde, köşe yazılarında kendine genişçe bir yer buldu.

Açıkçası beni ne ATSO seçimleri ne de Büyükşehir davası ilgilendiriyor. Benim derdim Antalyaspor ve Antalyaspor’un büyüklüğüdür. Bu takımın başarısı, Süper Lig hedefi ve Antalya’nın ülke ve dünya futbolunda hak ettiği yere gelmesi benim için önceliklidir. Antalyaspor, kurumlar üstü bir yapıya sahiptir. O nedenle tüm çekişmelerden uzak durmalı ve herhangi bir tarafın yanında yer almamalıdır.

Altı puan değerindeki bir maça çıkıyorsunuz ama takımın ne sahada ne de saha dışında bu karşılaşmanın önemini yeterince kavradığını gösteren bir görüntü var. Oyuncular, teknik heyet ve yönetim açısından beklenen hazırlığı ve konsantrasyonu maalesef göremiyoruz. Sonuçta kaybedilen üç puan ve yine boş tribünler önünde oynanan bir maç…

İnsan sormadan edemiyor: Antalyaspor’a biraz daha fazla odaklanmak bu kadar mı zor? Yoksa bizim beklentimiz mi fazla?

Neyse, biz yeniden futbola dönelim.

Öncelikle bu zor şartlarda sahada mücadele eden tüm futbolcuları kutlamak gerekiyor. Kayserispor’u da sahadaki mücadelesi ve kazandığı üç puan için ayrıca tebrik etmek gerekir.

Ancak Antalyaspor açısından maçın değerlendirmesini yaparken bazı gerçekleri de görmezden gelemeyiz. Yediğimiz gollerin büyük bölümünde ciddi konsantrasyon eksikliği ve birbirini takip eden bireysel hatalar vardı. Geçen maçın iyileri bu maçta beklentilerin altında kalıyorsa burada teknik heyetin de kendine düşen payı alması gerekir. Bu sonuç ışığında, bana göre Osman Özköylü takımı bu karşılaşmaya yeterince hazırlayamamış. Takımın böylesine önemli bir maça konsantre olamadığını net olarak söylemek gerekiyor.

Elbette lig uzun bir maraton. Bir maçla her şey bitmez, bir mağlubiyetle de hedeflerden vazgeçilmez. Önemli olan, yaşananlardan doğru dersleri çıkarabilmek. Başkanından yönetimine, teknik heyetinden futbolcusuna kadar herkesin bu maçın muhasebesini yapması ve önümüzdeki karşılaşmalara odaklanması gerekiyor.

Çünkü Antalyaspor’un kaybedecek zamanı yok. Şehrin gündeminde seçimler, davalar ya da başka tartışmalar olabilir. Ama Antalyaspor’un gündeminde sadece futbol olmalı. Süper Lig hedefi olan bir takımın önceliği de her zaman sahadaki başarısı olmalı.

Son olarak, “Terzi kendi söküğünü dikemez.” derler. Belki kendi söküğünü dikmekte zorlanır ama en iyi elbiseyi yine terzi diker.

Mesele, o elbiseyi dikecek ustalığa sahip olmak kadar işe doğru zamanda ve gereken ciddiyetle sarılabilmektir. Hedef SÜPER LİG