Danıştay, Bilimsellik ve Kamu Yararından Uzak Golf Alanı Planlamasına “Dur” dedi

Yayın: 26.08.2026 09:32 Güncelleme: 26.08.2026 13:44 Kaynak: Haber Merkezi

Manavgat Kızılağaç’ta yapımı planlanan golf sahasıyla ilgili olarak yargı önemli bir karar verdi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Danıştay Altıncı Dairesi’nin yaklaşık 296 hektarlık kıyı alanına ilişkin ihtiyacın bilimsel ve teknik gerekçelerle ortaya konulmadan golf turizmi ağırlıklı biçimde planlanmasının şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararı bakımından uygun olmadığı sonucuna ulaşarak, davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığına hükmettiğini açıkladı. Açıklamada; “Doğal alanların geleceği yalnızca ekonomik beklentiler üzerinden belirlenemez. Kıyılar, ormanlar, meralar ve su kaynakları planlamanın temel girdileridir; sonradan telafi edilebilecek değerler değildir” ifadesi kullanıldı.

Açıklama şöyle;

"Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak; Antalya ili, Manavgat ilçesi, Side Turizm Alanı ve Side II Nolu Turizm Merkezi Kızılağaç Bölgesi 3. Etap kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 06.03.2023 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Revizyon Planı, 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Revizyon Planı ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyon Değişikliğine karşı açtığımız davada önemli bir yargı kararı verilmiştir.

Söz konusu planların iptali istemiyle açtığımız davada Antalya 5. İdare Mahkemesi, planlama sürecinde gerekli ve yeterli araştırma ve analizlerin yapılmadığını belirleyerek dava konusu planların iptaline karar vermiş; ancak bu karar Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi tarafından kaldırılarak davamız reddedilmişti.

Mimarlar Odası tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesi, 12 Şubat 2026 tarihli ve E:2025/4101, K:2026/544 sayılı kararıyla temyiz istemimizi kabul etmiş; davanın reddine ilişkin Konya Bölge İdare Mahkemesi kararını oybirliğiyle BOZMUŞ ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Danıştay kararında ortaya konulan değerlendirmeler, yıllardır dile getirdiğimiz şehircilik, planlama, çevre ve kamu yararı ilkeleri açısından son derece önemlidir.

296 HEKTARLIK DOĞAL ALANIN GELECEĞİ BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR YAPILMADAN BELİRLENEMEZ!

Davaya konu alan; Manavgat Irmağı’nın denizle buluştuğu sahil bandında bulunan, henüz yapılaşmamış yaklaşık 296 hektarlık orman ve mera vasıflı Hazine taşınmazlarından oluşmaktadır.

Manavgat Belediyesi tarafından hazırlanan önceki önerilerde alanın bir bölümünün golf turizm alanı olarak değerlendirilmesi, diğer bölümlerde ise yat limanı, tekne çekek yerleri ve halkın kullanımına açık alanlara yer verilmesi öngörülmüşken; dava konusu planlarda yaklaşık 287 hektarlık alanın, üçü konaklamalı biri konaklamasız olmak üzere dört büyük golf turizm alanı şeklinde planlandığı Danıştay kararında açıkça ortaya konulmuştur.

Bu ölçekte, doğal kaynakları ve kıyı alanlarını doğrudan etkileyecek bir planlama kararının bilimsel ve teknik araştırmalara dayanması zorunludur.

HALKIN VE YEREL YÖNETİMİN GÖRÜŞÜ ALINMAMIŞTIR

Yargılama sürecindeki bilirkişi incelemelerinde;

  • Plan kararından doğrudan etkilenecek bölge halkının ve ilçe belediyesinin görüşlerinin alınmadığı,
  • İlgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin planlama belgelerinde ortaya konulmadığı,
  • Alanın golf kullanımı açısından uygun olduğunun belirtilmesine karşın bunu destekleyen somut verilerin ve bilimsel analizlerin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

Kentlerin ve doğal alanların geleceğini belirleyen planlama süreçlerinin, alanda yaşayanların ve yerel yönetimlerin görüşlerinden bağımsız biçimde yürütülmesi kabul edilemez.

Planlama; kapalı kapılar ardında verilen kullanım kararlarıyla değil, bilimsel veriler, şeffaflık, katılım ve kamu yararı temelinde gerçekleştirilmelidir.

GOLF TURİZMİNE YÖNELİK TALEP VE FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI YAPILMAMIŞTIR

Danıştay kararına esas alınan bilirkişi raporunda, bölgenin golf turizmi açısından gerçekten bir talep oluşturup oluşturmadığına, golf turizminin burada uygulanmasının gerekli olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma veya fizibilite çalışmasının yapılmadığı açıkça belirtilmiştir.

Aynı şekilde su kaynakları başta olmak üzere yatırımın yaratabileceği çevresel etkilerin belirlenmesine yönelik yeterli bir etki değerlendirmesinin yapılmadığı ve olası olumsuz etkilerin nasıl azaltılacağına ilişkin önlemlerin ortaya konulmadığı tespit edilmiştir.

Yüzlerce hektarlık bir alanın geleceğini belirleyecek bir kullanım kararının, “turizmi çeşitlendirme” veya “turizmi 12 aya yayma” şeklindeki genel kabullere indirgenmesi bilimsel planlama anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

DOĞAL EKOSİSTEM VE SU KAYNAKLARI GÖZ ARDI EDİLEMEZ

Danıştay Altıncı Dairesi kararında ayrıca son derece önemli bir değerlendirmeye yer verilmiştir.

Golf turizminin büyük arazi kullanımına ve yüksek enerji tüketimine dayalı bir altyapı gerektirdiği, buna karşın dava konusu planın açıklama raporunda ağırlıklı olarak bölgeye sağlanacağı öne sürülen ekonomik faydalara yer verildiği; bölgenin doğal ekosistemi ve doğal kaynakları üzerindeki etkilerine ilişkin yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmadığı belirtilmiştir.

Özellikle iklim krizinin ve su kaynakları üzerindeki baskının giderek ağırlaştığı Antalya’da; yüksek su, enerji ve arazi kullanımına ihtiyaç duyan yatırımların etkileri bilimsel olarak ortaya konulmadan planlama kararı verilmesi kabul edilemez.

Kentimizin kıyıları, ormanları, meraları ve su kaynakları geri dönüşü olmayan kullanım kararlarının konusu haline getirilemez.

KIYILAR HALKINDIR

Danıştay kararında kıyıların kamusal niteliğine ilişkin yapılan değerlendirme de son derece önemlidir.

Kararda; kıyı mevzuatı doğrultusunda kıyıdan iç kesimlere doğru kamusal bir koridor oluşturulması ve halkın anayasal hakkı olan kıyılardan yararlanmasının sağlanmasının esas olduğu özellikle vurgulanmıştır.

Kıyılarımız turizm yatırımlarının kullanımına tahsis edilecek rezerv alanlar değildir. Kıyılar; herkesin eşit ve serbest biçimde yararlanması gereken kamusal alanlardır. Planlama kararlarının temel amacı kıyıları yatırım baskısına açmak değil; doğal değerleri korumak, toplumun kıyıya erişimini güvence altına almak ve gelecek kuşakların haklarını gözetmek olmalıdır.

DANIŞTAY: PLANLAMA ŞEHİRCİLİK İLKELERİ VE KAMU YARARINA UYGUN DEĞİLDİR

Danıştay Altıncı Dairesi; yaklaşık 296 hektarlık kıyı alanına ilişkin ihtiyacın bilimsel ve teknik gerekçelerle ortaya konulmadan golf turizmi ağırlıklı biçimde planlanmasının şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararı bakımından uygun olmadığı sonucuna ulaşmış ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığına hükmetmiştir.

Bu karar bir kez daha göstermektedir ki;

Doğal alanların geleceği yalnızca ekonomik beklentiler üzerinden belirlenemez.

Kıyılar, ormanlar, meralar ve su kaynakları planlamanın temel girdileridir; sonradan telafi edilebilecek değerler değildir.

Bilimsel araştırmaya dayanmayan, halkın ve yerel yönetimlerin katılımını dışlayan ve kamusal kullanımı ikinci plana atan planlama kararları kamu yararına uygun değildir.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak; Manavgat’ın kıyılarının, doğal alanlarının, ormanlarının, meralarının ve su kaynaklarının korunması; kıyıların halkın kullanımına açık tutulması ve kentimizin geleceğini ilgilendiren bütün planlama süreçlerinin bilimsel esaslara, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun biçimde yürütülmesi için hukuki ve mesleki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Danıştay’ın bozma kararı sonrasında Bölge İdare Mahkemesinde devam edecek yargılama sürecinin de takipçisi olacağız.

Antalya’nın doğal değerlerinin günübirlik ekonomik beklentilere feda edilmesine, kıyılarımızın ve kamusal alanlarımızın plansız ve bilimsel dayanaktan yoksun kararlarla kullanım baskısı altına alınmasına karşı kentimize ve kamu yararına sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

 

Danıştay, Bilimsellik ve Kamu Yararından Uzak Golf Alanı Planlamasına “Dur” dedi
Manavgat Kızılağaç’ta yapımı planlanan golf sahasıyla ilgili olarak yargı önemli bir karar verdi....
Düden Çayı'nın korunması Antalya’nın geleceği ve su güvenliği açısından hayati bir sorumluluk
Antalya’nın önemli su kaynaklarından ve doğal zenginliklerinden biri olan Düden Çayı’nın ekolojik...
Kepez’den “Yaşlılık” temalı ödüllü kısa film ve belgesel yarışması
Kepez Belediyesi, yaşlılık olgusuna dikkat çekmek, yaşlıların hayat tecrübelerini görünür kılmak ...
Antalya’da haftanın kitapları
Antalya’da haftanın kitap seçkisi Kitap Kurdu Sahaf’tan
"Humay: Kıyıdan Doğan" İle Sıfır Atık Vizyonu Sanata Dönüştü
Sıfır Atık Sanat Yarışması’nda Antalya’dan ödül alan tek tasarımcı olan Akdeniz üniversitesi Güze...
Toprağın Kokusu: Nabizâde Nazım ve "Karabibik"
"Karabibik"in gücünün önemli bir kısmı, seçtiği coğrafyadan gelir. Hikâye, İstanbul'un salonların...
Balık Burcunda Ay Tutulması
Yılın son Ay tutulması 28 Ağustos’ta Balık burcunun 4 derecesinde gerçekleşiyor.
Antalya'nın Kalemleri; Bir "Antalya Edebiyat Atlası" hazırlanabilir mi?
Türkiye'nin 81 ilini kapsayan, TÜBİTAK destekli "Edebiyat Atlası" projesi (edebiyatatlasi.com.tr)...
Antalya’da haftanın en çok okunan 10 kitabı
Antalya’da haftanın kitap seçkisi Zuzu Kitap'tan.
Antalya'da Haftanın En Çok Okunan Kitapları
Antalya’da bu hafta da en çok okunan ilk 10 kitap listesinde geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Şa...