Sıçan Adası; Küçük Bir Adanın Büyük Hikayesi

Yayın: 08.08.2026 12:41 Güncelleme: 08.08.2026 15:05 Kaynak: Haber Merkezi

Antalya'nın batı kıyıları bugün hâlâ dünyanın en etkileyici kıyı peyzajlarından biridir. Bu peyzajın en önemli simgelerinden biri olan Sıçan Adası'nın doğal, tarihi ve peyzaj değerlerinin sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. Bir gün yolunuz Antalya–Beldibi güzergahına düşerse, eşsiz doğal güzelliklerin arasında tüm sadeliğiyle duran bu küçük adaya bir kez daha dikkatle bakın. Günün herhangi bir saatinde, irili ufaklı teknelerin eşlik ettiği manzarasında, martıların sesleri arasında size anlatmak istediği bir hikâyesi vardır.

Antalya kent merkezinin batısında büyük limana yaklaşık birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Sıçan Adası doğal, tarihi ve simgesel özelliğiyle Antalya ilinin önemli bir adasını oluşturmaktadır.

 

Fotoğraf 1. Sıçan Adası’nın Görünümü (Özgün.,2025)

Sıçan Adası, Antalya ilinin 11 adasından birisidir. İl merkezine en yakın ada konumunda olan bu adanın yüzölçümü sadece 0,23 km2’dir. Ancak, bu küçük ada gerek yerel halk, gerekse ülke kamuoyu tarafından yakından tanınmasına rağmen hakkında oldukça sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır.

Sıçan Adası ile ilgili araştırmalarımın başlangıcı, Antalya Balıkçı Barınağı Yer Seçimi Bilimsel Raporu hazırlık aşamasında olmuştur. Bu süreçte benim de dahil olduğum ve çok değerli hocalarımızdan oluşan bilim ekibi ile birlikte bizzat adaya ayak basarak uzmanlık alanlarımıza göre analiz edip değerlendirme olanağına sahip olmuştuk.

Aslında adanın hikâyesi binlerce yıl öncesine uzanmaktadır. Küçük boyutu ve yerleşime pek de uygun olmayan eğimli arazisine karşın adanın henüz klasik çağlardan beri bazı gezgin yazarlarca bahsedilmesi oldukça ilginçtir.

Adanın kayıtlarda bilinen en erken adı Lyrnateia’dır ve bu ada, İÖ. 5. yy’.ın ortalarında yazan Pseudo-Skylaks’ta rastlanmaktadır. Adanın Roma Dönemi’ndeki adı Attelebusa/Attelebussa’dır ve bu adlandırma “Çekirge Adası” anlamına gelmektedir. Ortaçağ’da ise, öncelikle İtalyan denizcileri için hazırlanmış olan bahriye namelerde ada Renathia, Aratia, Arnatia, Ranatia ve benzeri adlar altında kayda geçmiştir.

Marino Sanudo’nun 1321 yılında kaleme aldığı bir bahriye namede, denizcilerin adanın karşısında iyi içme suyu bulabilecekleri de not edilmiştir. Söz konusu akarsu Küçük Çaltıcak Plajı’nın kuzey kenarında denize ulaşan Acısu olmalıdır.

Piri Reis ise, 1522 yılında hazırladığı bahriye kitabında burasının adını Güvercin Adası olarak vermiş ve adanın Antalya Limanı’ndan on iki mil uzaklıkta olduğunu not düşmüştür. Aynı esere eklediği haritada ise adanın adını Kuş Adası olarak belirtmiştir.

18. ve 19. yy. kaynaklarında adanın adı Raşat olarak geçmektedir. Adanın eski çağlarda Arap donanması için bir süre donanma üssü olarak kullanıldığı, Sultan Mehmet Reşat döneminde gemi sığınak yeri olarak kullanıldığı da rivayet edilmektedir (Kaynak: Balıkçı Barınağı Kara ve Su Altı Arkeolojisi Raporu (B.B.Raporu 2009)).

Günümüzde kullanılan "Sıçan Adası" adının ise iki farklı rivayeti vardır. Birincisi, adanın uzaktan bakıldığında bir sıçanı andıran jeomorfolojik şeklidir. İkincisi ise geçmişte adada çok sayıda farenin yaşadığına ilişkin anlatılardır.

Sıçan Adası Antalya’nın traverten falez sisteminin deniz içinde kalmış doğal bir uzantısıdır. Binlerce yıldır devam eden jeolojik süreçler; traverten oluşumu, tektonik hareketler, deniz seviyesindeki değişimler ve dalgaların aşındırıcı etkisiyle bu küçük adayı bugünkü görünümüne kavuşturmuştur.

Ada, Antalya'nın en etkileyici kıyı peyzajlarından birinin tam merkezinde yer almaktadır. Karşısında Beydağları'nın görkemli silueti yükselirken, çevresini Akdeniz'in masmavi suları ve Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkı'nın doğal dokusu sarmaktadır. Üzerini kaplayan tipik Akdeniz bitki örtüsü, kayalık kıyıları, su altı mağaraları ve zengin deniz ekosistemiyle adeta küçük bir doğa laboratuvarı niteliğindedir.

 

Fotoğraf 2. Sıçan Adası'nın Antalya Körfezi'nden Görünümü (Özgün.,2026)

Üzeri tipik Akdeniz bitkileri ile kaplı olan Sıçan Adası’nın sahile bakan batı yakası sığ bir derinliğe sahip olup, dip yapısı genelde kumdur. En ilgi çekici bölümü kuzey doğu yakasıdır ve kayalık dip yapısı 22 metreye kadar inmektedir. Adanın güney tarafında 15 m. derinlikte bir sualtı mağarasının bulunduğu çeşitli kaynaklarca ifade edilmektedir.

Antalya Limanı çıkışında Sarısu Mevkiinden Beldibi Tüneline kadar olan ve Sıçan Adasını da içine alan bölge 23.09.1999 tarih ve 4345 sayılı karar ile I. Derece Doğal Sit alanı ilan edilmiştir. Doğal sit gerekçesi; Antalya-Sarısu-Beldibi arası kıyı bandının jeolojik ve jeomorfolojik oluşumu ve bitki örtüsü ile sahip olduğu üstün peyzaj nitelikleridir.

Antalya kent çevresinin simge peyzajlarından (“land mark” ) biri olan Sıçan Adası, sadece doğal değil, tarihi arkeolojik yapısıyla da önem taşımaktadır.  Sıçan Adası’nın üzerinde çok eski dönemlere kadar uzanan tarihsel kalıntılar yer almaktadır. Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 30.03.2006 gün ve 878 sayılı kararı ile aynı zamanda I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenmiştir. Bu nedenle Sıçan Adası kültürel peyzaj özelliğiyle de önemli bir adadır.

 

Fotoğraf 3. Adadaki tarihi kalıntılar (B. B. Raporu, 2009)

Yapılan araştırmalar burada antik dönemlere ait duvar kalıntılarının bulunduğunu göstermektedir. Deniz altında görülen yapı izleri ise adanın tarih boyunca deniz ticaretinin kontrolünde ve kıyı savunmasında önemli bir rol üstlendiğini düşündürmektedir. Yakınındaki Onobara Antik Kenti ile birlikte değerlendirildiğinde Sıçan Adası, Antalya'nın binlerce yıllık tarihinin sessiz tanıklarından biridir.

 

Fotoğraf 4. Adadaki tarihi kalıntılar (B.B. Raporu, 2009)

Doğal ve kültürel mirasın iç içe geçtiği bu özel alan, aynı zamanda önemli bir kuş yaşam alanıdır. Özellikle Bern Sözleşmesi ile koruma altında bulunan Akbaş martılar burada koloni hâlinde üremekte, gecelemekte ve dinlenmektedir. Bu özelliğiyle ada yalnızca insanlar için değil, yaban hayatı açısından da vazgeçilmez bir yaşam alanıdır.

 

Fotoğraf 5. Adada Akbaş martıya ait yuva ve yumurta (B. B. Raporu, 2009)

2012 yılında yapımı başlanan 2013 yılında tamamlanan Antalya Balıkçı Barınağı Antalya - Kemer Karayolunun Sıçan Adası mevkii, Olimpos-Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisinde kalan bir bölgede yer almaktadır. Antalya Balıkçı Barınağı Sıçan Adası’na sadece 350m. mesafede bulunmaktadır. Barınağın inşa edildiği 26 hektarlık dolgu alanı, çam ormanlarıyla bütünleşmiş eşsiz güzellikteki bu kıyılara ciddi bir müdahale getirmiştir.

 

Fotoğraf 6. Sıçan Adası Konumu (Google Earth,2026)

Antalya'nın batı kıyıları bugün hâlâ dünyanın en etkileyici kıyı peyzajlarından biridir. Bu peyzajın en önemli simgelerinden biri olan Sıçan Adası'nın doğal, tarihi ve peyzaj değerlerinin sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır.

Bir gün yolunuz Antalya–Beldibi güzergahına düşerse, eşsiz doğal güzelliklerin arasında tüm sadeliğiyle duran bu küçük adaya bir kez daha dikkatle bakın. Günün herhangi bir saatinde, irili ufaklı teknelerin eşlik ettiği manzarasında, martıların sesleri arasında size anlatmak istediği bir hikâyesi vardır.

O hikâye; milyonlarca yıllık jeolojik oluşumun doğanın, tarihin, canlıların iç içe geçtiği, eşsiz manzarasıyla insanı büyüleyen, Antalya kimliğinin sessiz ama vazgeçilmez bir parçası olan Sıçan Adası’nın hikayesidir

Yazıya katkılarından dolayı Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Veli Ortaçeşme’ye teşekkür ederim.

 

Dr. Ebru Manavoğlu / Şehir Plancısı (İTÜ)


Dr. Ebru Manavoğlu'nun diğer yazıları için linke tıklayınız

Sıçan Adası; Küçük Bir Adanın Büyük Hikayesi
Antalya'nın batı kıyıları bugün hâlâ dünyanın en etkileyici kıyı peyzajlarından biridir. Bu peyza...
Düden Şelalesi; Sıcak yaz günlerinde serin bir mola
Antalya’nın simge doğal güzelliklerinden olan Düden Şelalesi, havaların ısınmasıyla yerli ve yaba...
Sapadere İpek Evi’ne ziyaretçi akını
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Alanya Sapadere’de restore edilerek ipek evine dönüştürü...
Antalya’da Turistlerin En Çok Tercih Ettiği Nokta Kaleiçi
Antalya’da gerçekleştirilen TÜBİTAK destekli bilimsel araştırma, kente gelen turistlerin otel dış...
Bayramda Antalya’da Ne Yapmalı?
Dokuz günlük bayram tatili için kentimizi seçenlere şehir merkezi ve ilçelerde kültürden doğaya, ...
Antalya Oyuncak Müzesi’nde Azerbaycan köşesi açıldı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürlüğü'ne bağlı Kaleiçi'ndeki Antalya Oyuncak Müzes...
Melekli Cami
Antalya, Kaleiçi, Kılıçaslan Mahallesi Zafer Sokakta bulunan Sultan Alaaddin Camii’nin tavanındak...
Antalya’nın zirvesi Kızlar Sivrisi’nde şenlik coşkusu
Kısa adı TODOSK olan Toroslar Doğa Sporları Spor Kulübü’nün bu yıl 30’uncusu gerçekleşen Yaz Dağc...
Likya Yolu’nda 4 muhteşem gün…
Kısa adı TODOSK olan Toros Doğa Sporları Spor Kulübü tarafından bu yıl 21’ncisi düzenlenen Ulusal...
Tazı Kanyonu’nda kayalara çıkmak yasak!
Antalya'nın son yıllardaki en popüler gezi rotası Manavgat Tazı Kanyonu'nda artık kayalara çıkıp ...