Süper Lig’e Merhaba

Mevlüt’ü izlerken sanki on yedi yaşında, eski Antalya Atatürk Stadı’nda Burak Yılmaz’ı izliyor gibi bir hisse kapıldım. Yıllar önce eski Atatürk Stadı’nda, Yılmaz Vural ona inanarak onu sahaya sürmüştü. Bugün ise Korkmaz da Mevlüt’e inanarak formayı teslim etti. Bana göre Burak ve Mevlüt’ün ortak yönü ve benzerliği, topu dikine oynamaları ve direkt kaleye yönelmeleriydi.
10 August 2026 Yaklaşık 3 dk okuma Murat Kayahan


Cumartesi günü sahasında TFF 1. Lig 2026-2027 sezonunun ilk maçına çıkan Antalyaspor, çok net bir şekilde bu lige ait olmadığının ilk güçlü sinyalini verdi.

Öncelikle, bu sıcak Antalya akşamında %80’leri bulan yüksek nem oranına rağmen sahada oynanan yüksek tempolu oyundan dolayı her iki takımın oyuncularını da yürekten kutlamak gerek.

Nefes almanın bile zor olduğu bir gecede futbol oynamak kolay değil. Antalyaspor yönetimi, Süper Lig’e yeniden dönmenin hesaplarını belli ki iyi yapmış; tecrübeli isimleri kadrosunda tutarak bu lige göre güçlü bir kadro oluşturmuş.

Bana göre bu kentin en büyük ayıbı, bu takımın zaten Süper Lig’de, hatta Avrupa kupalarında olmayışıdır. Umarım bu, gördüğümüz son gerçek rüya olur.

Gelelim cumartesi akşamına ve oynanan oyuna. Öncelikle ligin ilk maçı her zaman çok önemlidir ve zordur. Alınan üç puan çok kıymetli, Bülent Korkmaz ve futbolcularını kutlarım.

Futbolcular tecrübelerini sahaya yansıtmakta zorlanmadılar ama konsantrasyonlarını 90 dakikaya yaymakta çok zorlandılar. Sanırım bunun temel nedeni de Süper Lig tecrübesinin verdiği özgüven fazlalığı ve yüksek nemdi. Bu kadar tecrübeli ayaklar arasında maça damga vuran ismin de takımın en genç ve en tecrübesiz ismi olan Mevlüt Şimşek’in olması, maçın hikâyesiydi. Tebrikler Mevlüt, tebrikler ona inanarak formayı emanet eden Bülent Korkmaz.

Bu arada ben Mevlüt’ü izlerken sanki on yedi yaşında, eski Antalya Atatürk Stadı’nda Burak Yılmaz’ı izliyor gibi bir hisse kapıldım. Yıllar önce eski Atatürk Stadı’nda, Yılmaz Vural ona inanarak onu sahaya sürmüştü. Bugün ise Korkmaz da Mevlüt’e inanarak formayı teslim etti. Bana göre Burak ve Mevlüt’ün ortak yönü ve benzerliği, topu dikine oynamaları ve direkt kaleye yönelmeleriydi.

Maçın iyileri Remzi Safuri, Van de Streek, Bünyamin ve Mevlüt olurken, vasatın altında kalanlar ise Doğukan ve Hasan oldular. Doğukan için küçük bir parantez açmak isterim. Çok yetenekli bir futbolcu ama bu kadar çok topu ayağında tutarsan takıma zarar verirsin. Yeteneğini sahaya yansıtmanın tek yolu, geçiş oyunlarını hızlı yaparak topu daha çabuk oynamanda saklı. Süper Lig’i hedefleyen bir Antalyaspor’un sana çok ihtiyacı olduğunu unutmamalısın.

Bir sözüm de kaleci Abdullah Yiğiter’e: Moralini bozma, bu tür şeyler futbolun içerisinde her daim var. Sen iyi bir kalecisin. Geriye sakın bakma ve önümüzdeki maçlara odaklan, konsantreni bozma lütfen.

 “TEBRİKLER ANTALYASPOR”