Önceki yazımda ‘Bu şartlarda sporcu yetişmez!’ demiştim. Hala sözümün ardındayım. Ve hala aynı şeyi söylüyorum. ‘Antalya'da bu şartlarda sporcu yetişmez!’.
İki, iki buçuktan üç aya sıkışmış toplam
8, 10 maçın oynandığı tek devreli bir organizasyon ile basketbolun adından söz
edemezsiniz! Saman alevi gibi yanıp geçen bir lig. Çocukların daha lige motive
olmaya, hocalarının hatalarını ya da eksikliklerini görüp, gidermesine fırsat
bile bulamadan sona eren bir lig! Bir şeyin yapılıyormuş gibi yapıldığı
ortamdan başarı beklemek gerçekten çok garip.
Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) bu
konuda ne düşünüyor merak ediyorum. Umarım sesimiz İstanbul Kazlıçeşme’ye
ulaşır. Ve adını Türk basketboluna altın harflerle yazdıran TBF Başkanı Hidayet
Türkoğlu, bu tabloyu tersine çevirir. Umutla bekliyoruz.
***
Antalya basketbolunda güzel şeyler de
oluyor. Son dönemde ardı ardına güzel haberler geliyor.
Yıllar sonra yeniden profesyonel ligde
bir takımımız olacak. En güzel haber tabi ki yeni kurulan Antalya Gençlikspor
Pizza Bulls'un 2026-2027 sezonunda Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde mücadele
edecek olması. Ve bu takımda Antalya'nın gençleri forma giyecek. Alt yapı
takımlarımızda basketbolun A-B-C'sini öğrenen, yeteneklerini bilgi ile
birleştiren gençlerimiz. Antalya'mızı sahada en iyi şekilde temsil edecekler.
Onlara inanıyor ve güveniyoruz. Bu vesileyle başarılar diliyoruz. Emeği
geçenlere de teşekkür ediyoruz.
***
Antalya basketbolu adına yaşanan bir
diğer güzel gelişme 'Antalya Gelişim Ligi'. Yıllarca amatör olarak basketbol
oynayan Ertan Karacan, tecrübelerini ve basketbola olan sevdasını işine
dönüştürmüş durumda. İstanbul, Ankara ve İzmir de yıllardır olan Gelişim
Ligi'ni Antalya'ya getirdi. Bu yıl ilk defa farklı yaş kategorilerinden 34
takımının yer aldığı yaz ligi maçları olanca heyecanı ile devam ediyor.
Çocuklar profesyonel bir sporcu gibi sahaya isimleri okunarak davet ediliyor.
Maç sonu sahanın en iyi oyuncuları kameralara maç ile ilgili değerlendirmelerde
bulunuyor. Özetle profesyonel bir yaklaşım ile çocuklar profesyonel bir ortamda
yeteneklerini sergiliyor.
Meslek büyüğüm Orhan Çakmur abim ve ben
Ertan Karacan ile bir araya geldik ve 'Antalya Gelişim Ligi'ni konuştuk. Ertan
Karacan, sistemin oturduğu ve sorunsuzca işlediği İstanbul'da ligin yıllardır
var olduğunu belirterek, çocukların çift devreli ligde yılda 25-30 maç
oynadığını söyledi. Federasyon maçları ile bu sayının 50'ye yaklaştığını
belirterek, amacının Antalya'da da bu tarz bir yapıyı oluşturmak olduğunu
kaydetti.
Umarım mücadelesi başarı ile sonuçlanır
ve çocukların her yıl 25-30 maç yaptığı bir lig oluşur. Aksi taktirde yılda
8-10 maç oynatmayla çocukların yeteneklerini sergileyeceği mücadele ortamı
olmayacak.
***
Bu arada internette enteresan bir veri
ile karşılaştım. www.sporx.com haber sitesi
Litvanya merkezli Basketnews'te yer alan bir haberi paylaşmış. Haberde
Avrupa'nın en büyük basketbol takımlarının mücadele ettiği Euroleague'de
takımların ne kadar harcadığı yer alıyor. Ligde oyuncu ve koçlara en az parayı
4.1 milyon Euro ile Alba Berlin harcamış. Alba Berlin'in toplam bütçesi de 14,6
milyon Euro imiş. Yani geçen sene süper ligde oyuncu ve teknik heyete 15 milyon
Euro ödeyip küme düşen Antalyaspor'un ki gibi.
Sözü uzatmaya gerek yok. Bir tarafta
Antalya turizmi açısından muhteşem bir reklam kapasitesine sahip olan
Euroleague, diğer tarafta her yıl milyonlarca Euro'nun dipsiz bir kuyuya
atıldığı ancak karşılığında ikinci lige düşüldüğü bir yapı.
Antalya gerçekten bunu hak etmiyor ama yapacak bir şey yok. Elimizden yazıp çizmekten başka ne gelir!