Antalya'nın büyüklüğünün farkında olmayanlar!

Sokağa iniyorsunuz su borusu patlamış! Yola çıkıyorsunuz yamalı bohçaya dönmüş! Trafiği zaten Arap saçı! Parka gidiyorsunuz çimenleri kurumuş, havuzları mahvolmuş, her yeri kırık-dökük, boş bulunan her alan zorunluluk gibi gecekonduyu aratmayan yapılar ile bit pazarına çevrilmiş... Yahu siz Antalya'dan ne istiyorsunuz?
05 October 2026 Yaklaşık 4 dk okuma Özgür Önder


Tarihi yüzbinlerce yıl öncesine dayanan, Türkiye'nin dünyada en bilinir iki kentinden birisi olan, her yıl 15 milyona yakın turist ağırlayan, ülke ekonomisine milyarlarca dolar katkı sağlayan Antalya...

Daha saymamı ister misiniz?

500'ün üzerinde 500 yıldızlı otel ile bu alanda dünya şampiyonu olan, Türkiye'nin birinci ve ikinci 500 büyük sanayi kuruluşları listesinde fabrikaları olan, serbest bölgesinde dünyanın önde gelen iş insanlarına süper lüks tekneler yapılan Antalya...

Biraz daha sayalım mı?

Gazipaşa'dan Kaş'a dünya mirasında yer alan antik kentlere, antik tiyatrolara sahip olan, Homeros'un İlyada destanında yer alan Xhantos'a ev sahipliği yapan, British Museum'da, Louvre Müzesi'nde eserlerinin yer aldığı Antalya...

Sayfalarca yazar, sabahtan akşama kadar da anlatırım...

Ama konumuz zenginliklerimiz değil! Konumuz zenginliklerimizin, büyüklüğümüzün, Antalya isminin dünyada neyi ifade ettiğinin farkında olmayanlar.

Sokağa iniyorsunuz su borusu patlamış! Yola çıkıyorsunuz yamalı bohçaya dönmüş! Trafiği zaten Arap saçı! Parka gidiyorsunuz çimenleri kurumuş, havuzları mahvolmuş, her yeri kırık-dökük, boş bulunan her alan zorunluluk gibi gecekonduyu aratmayan yapılar ile bit pazarına çevrilmiş...

Yahu siz Antalya'dan ne istiyorsunuz?

Antalya'nın simge yerlerinden halk arasındaki adı ile Karaoğlan Parkı'nın (Karaalioğlu Parkı) içler acısı halini Full Antalya ekibinden Seher Karadeniz'in paylaşımı ile gördük. Şehrin göbeğinde yer alan ve eşsiz manzarasıyla, tarihiyle öne çıkan parka reva görülenler nedeniyle de üzüldük.

Kuruyan çimenleri yenilemek, kırılan dökülen yerleri onarmak, havuzun periyodik bakımını yapmak, aklımıza gelmeyen işleri yerine getirmek bu kadar zor mu?

Anladığımız kadarıyla park ve bahçelerden sorumlu olanların park ve bahçelerin durumundan haberi yok! 

Yine anladığımız kadarıyla sorumlular, sorumluluk sahalarında gerekli incelemeleri, rutin kontrolleri yapmıyor. Bu durumun başka bir açıklaması yok!

Kentler kültürleri ile var olur. Kültürleri ile kimliğini bulur. Geleceği; bu kültürün, bu tarihi kimliğin üzerine inşa edilir. Bizde nedense tam tersi.

Karaoğlan Parkı içerisinde tam gaz cirit atan motosikletler, Cam Piramit önünde sözde yemek festivalinden kalma tavuk döner, çiğ köfte tezgahları. Eski stadyum alanında yer alan parkı zaten söylemiyoruz bile.

Her şeyi yok etme üzerine programlanmışız.   

Antalya, sahip oldukları ile bazı beyinlere sığmayacak kadar büyük!

Anlaşılması umuduyla...

NOT: Bizim kimseyle bir derdimiz, hesabımız, planımız yok. Tek derdimiz; doğduğumuz, büyüdüğümüz, yaşadığımız ve yaşayama devam edeceğimiz kentimizin adına yakışır bir halde olması.