Şair Şükrü Erbaş sosyal medya hesabından “Antalya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğüne ve Bütün Bir Kamuoyuna başlıklı bir yazı yayınladı. Onbir yıl önce vefat eden kıymetli eşi Hatice Hanım’ın mezarının da bulunduğu Antalya Sarısu'da bulunan Hurma-Çayır mezarlığındaki su sorununu eleştiren Şair, “Eğer yeraltı kaynakları kurumadıysa, ölülerden intikam almaya dönen bu kötülüğün hiçbir akli, ahlaki açıklaması olamaz. Elbette ben de biliyorum, üstlerindeki çiçeklerin, toprağın altında üç kemik dört diş kalmış ölülere hiçbir faydası olmaz. Ama o ölülerin sahiplerinin kendilerini ve ölülerini sevmelerinin Mezarlıklar Müdürlüğüne nasıl bir zararı olabilir!” diye sordu.
“Bir
mezara çiçek ektiniz mi hiç?”
İnsan Bir Eksik Sözdür adlı şiirinde “Bir
mezara çiçek ektiniz mi hiç?” diye soran şair Şükrü Erbaş’a Antalya Büyükşehir
Belediyesi nasıl bir yanıt verecek doğrusu merak ediyoruz.
İşte o yazı;
Antalya Büyükşehir Belediyesi
Mezarlıklar Müdürlüğüne
Bütün Bir Kamuoyuna
Eşim, 15 Eylül 2015'ten bu yana Antalya
Sarısu'da bulunan Hurma-Çayır mezarlığında yatıyor. On bir yıldır, neredeyse üç
güne bir gider, mezarındaki çiçekleri sularım, bakımını yaparım. Sadece
Hatice'nin mezarını değil yanındaki diğer mezarların çiçeklerini de sularDIM.
Mezarlıklar Müdürlüğü üç yıl kadar önce mezarlık girişinde bulunan iki çeşmenin
suyunu kesti. İki çeşme hayalet gibi duruyor orada. Bu, eğer göklerden ayet
inmediyse, Antalya gibi sıcağın kavurduğu bir kentte mezarlığı cehenneme
çevirmek demektir. (Bilmeyenler için söyleyeyim, mezarlığın yanı başındaki
kanal ağzına kadar suyla dolu) Mezarlık içinde bir çocuk mezarının başında bir
musluk vardı. Bir zaman oradaki suyla çiçekleri kurutmadım. Ancak bu sabah
oranın da suyunu kesmişlerdi.
Eğer yeraltı kaynakları kurumadıysa,
ölülerden intikam almaya dönen bu kötülüğün hiçbir akli, ahlaki açıklaması
olamaz. Elbette ben de biliyorum, üstlerindeki çiçeklerin, toprağın altında üç
kemik dört diş kalmış ölülere hiçbir faydası olmaz. Ama o ölülerin sahiplerinin
kendilerini ve ölülerini sevmelerinin Mezarlıklar Müdürlüğüne nasıl bir zararı
olabilir!
Devlet denen aygıttan, Belediyeden bu konuda zerre bir beklentim yok. Evden su taşıyarak mezarımızı yaşatmaya devam edeceğim. Sadece içinde biraz kendine, biraz ölülere saygısı olan insanlarla paylaşmak istedim. Gerçekten ölüleri bir daha öldürmek nasıl bir şeydir, açıklar mısınız mezarlardan sorumlu "yetkililer." Haa, dirilerin canının çıktığı bir ülkede ölülerin sırası mı derseniz, vallahi yerden göğe haklısınız!!!”