Cumartesi günü sahasında TFF 1. Lig 2026-2027 sezonunun ilk maçına çıkan Antalyaspor, çok net bir şekilde bu lige ait olmadığının ilk güçlü sinyalini verdi.
Öncelikle,
bu sıcak Antalya akşamında %80’leri bulan yüksek nem oranına rağmen sahada
oynanan yüksek tempolu oyundan dolayı her iki takımın oyuncularını da yürekten
kutlamak gerek.
Nefes almanın bile zor olduğu bir gecede futbol oynamak kolay değil. Antalyaspor yönetimi, Süper Lig’e yeniden dönmenin hesaplarını belli ki iyi yapmış; tecrübeli isimleri kadrosunda tutarak bu lige göre güçlü bir kadro oluşturmuş.
Bana
göre bu kentin en büyük ayıbı, bu takımın zaten Süper Lig’de, hatta Avrupa
kupalarında olmayışıdır. Umarım bu, gördüğümüz son gerçek rüya olur.
Gelelim
cumartesi akşamına ve oynanan oyuna. Öncelikle ligin ilk maçı her zaman çok
önemlidir ve zordur. Alınan üç puan çok kıymetli, Bülent Korkmaz ve
futbolcularını kutlarım.
Futbolcular
tecrübelerini sahaya yansıtmakta zorlanmadılar ama konsantrasyonlarını 90
dakikaya yaymakta çok zorlandılar. Sanırım bunun temel nedeni de Süper Lig
tecrübesinin verdiği özgüven fazlalığı ve yüksek nemdi. Bu kadar tecrübeli
ayaklar arasında maça damga vuran ismin de takımın en genç ve en tecrübesiz
ismi olan Mevlüt Şimşek’in olması, maçın hikâyesiydi. Tebrikler Mevlüt,
tebrikler ona inanarak formayı emanet eden Bülent Korkmaz.
Bu
arada ben Mevlüt’ü izlerken sanki on yedi yaşında, eski Antalya Atatürk
Stadı’nda Burak Yılmaz’ı izliyor gibi bir hisse kapıldım. Yıllar önce eski
Atatürk Stadı’nda, Yılmaz Vural ona inanarak onu sahaya sürmüştü. Bugün ise
Korkmaz da Mevlüt’e inanarak formayı teslim etti. Bana göre Burak ve Mevlüt’ün
ortak yönü ve benzerliği, topu dikine oynamaları ve direkt kaleye
yönelmeleriydi.
Maçın
iyileri Remzi Safuri, Van de Streek, Bünyamin ve Mevlüt olurken, vasatın
altında kalanlar ise Doğukan ve Hasan oldular. Doğukan için küçük bir parantez
açmak isterim. Çok yetenekli bir futbolcu ama bu kadar çok topu ayağında
tutarsan takıma zarar verirsin. Yeteneğini sahaya yansıtmanın tek yolu, geçiş
oyunlarını hızlı yaparak topu daha çabuk oynamanda saklı. Süper Lig’i
hedefleyen bir Antalyaspor’un sana çok ihtiyacı olduğunu unutmamalısın.
Bir
sözüm de kaleci Abdullah Yiğiter’e: Moralini bozma, bu tür şeyler futbolun
içerisinde her daim var. Sen iyi bir kalecisin. Geriye sakın bakma ve
önümüzdeki maçlara odaklan, konsantreni bozma lütfen.
“TEBRİKLER ANTALYASPOR”