Zamanın Sessiz Tanıkları… Atıktan ruha, yüzeyden derine bir yeniden doğuş hikâyesi

Yayın: 29.10.2026 12:14 Güncelleme: 29.10.2026 15:26 Kaynak: Haber Merkezi

Sıfır Atık Koleksiyonu’na dahil edilen ödüllü “Humay — Kıyıdan Doğan” heykelinin yaratıcısı Yakup Burak Akay, ilk kişisel sergisinde kıyıların, kullanım dışı malzemelerin ve zamanın izlerini sanatla yeniden yorumluyor.

Bir zamanlar denizin kıyıya bıraktığı ahşap parçaları, kullanımdan çıkarılmış döşeme süngerleri ve atıl durumdaki ahşap panolar… Çoğu zaman birer atık olarak görülen bu malzemeler, içmimar ve sanatçı Yakup Burak Akay’ın Zamanın Sessiz Tanıkları başlıklı ilk kişisel sergisinde yeni bir anlatının taşıyıcısına dönüşüyor.

31 Ekim 2026 tarihinde Inno Concept Hotel’de sanatseverlerle buluşacak sergi, Antalya Kültür Yolu Festivali kapsamında genişletilmiş bir seçkiyle izleyici karşısına çıkıyor. İleri dönüşüm yaklaşımını sanat, tasarım ve malzemenin belleğiyle buluşturan sergi; tüketim kültürünü, doğayla kurduğumuz ilişkiyi ve nesnelere yüklediğimiz değeri yeniden düşünmeye davet ediyor.

Her malzemenin sakladığı bir hikâye var

Yakup Burak Akay’ın üretim yaklaşımının merkezinde, malzemelerin yalnızca işlevleriyle değerlendirilmesine karşı bir düşünce yer alıyor. Sanatçı için kullanım ömrünü tamamlamış bir nesne, hikâyesi sona ermiş bir nesne anlamına gelmiyor. Aksine, geçmişin izlerini taşıyan bu malzemeler yeni bir biçim ve anlam kazanma potansiyeli barındırıyor.

Sergide kıyılardan toplanan ahşaplar, endüstriyel döşeme süngerleri ve ahşap pano artıkları farklı biçimlerde yeniden yorumlanıyor. Ahşabın damarlarında zamanın izleri, süngerlerin biçimlerinde insan bedeninin kırılganlığı ve direnci, panoların yüzeylerinde ise geride bırakılmışlığın ve dönüşümün izleri okunuyor.

Akay’ın eserleri, malzemenin geçmişini bütünüyle silmek yerine onu yeni bir estetik dilin parçası hâline getiriyor. Böylece atık olarak tanımlanan nesneler, yalnızca yeniden kullanılabilir malzemeler olmaktan çıkıp izleyiciyle düşünsel ve duygusal bir ilişki kuran sanat eserlerine dönüşüyor.


“Humay — Kıyıdan Doğan” ile başlayan yolculuk

Serginin düşünsel arka planında, sanatçının Sıfır Atık Vakfı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde düzenlenen “Atığın Hikâyesi” yarışmasında dereceye giren ve Sıfır Atık Koleksiyonu’na dahil edilen “Humay — Kıyıdan Doğan” adlı heykeli önemli bir yer tutuyor.

Kıyının geride bıraktığı ahşap parçalarından oluşturulan eser, doğanın biçimlendirdiği malzemeyi yeni bir sanatsal ifadeye dönüştürüyor. Bu üretim, atık kavramının yalnızca çevresel bir mesele olmadığını; algı, değer ve yaratıcılıkla da doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Zamanın Sessiz Tanıkları, bu yaklaşımı farklı malzemeler ve yeni eserlerle genişleterek tek bir heykelin hikâyesini daha kapsamlı bir sanat anlatısına dönüştürüyor.

Tersine çizgiler: Dünyaya başka bir yönden bakmak

Serginin ayırt edici unsurlarından biri de sanatçının “tersine çizgiler” olarak tanımladığı yaklaşım. Alışılmış bakış açılarını sorgulayan bu ifade, yüzeyin ötesine geçme ve görünenin ardındaki anlamı araştırma çabasını temsil ediyor.

Akay, malzemeleri dönüştürürken yalnızca biçimlerini değil, onlara ilişkin yerleşik kabulleri de yeniden ele alıyor. Değersiz görülenin değerli, sonlanmış kabul edilenin başlangıç olabileceği düşüncesi, serginin temel sorularından birine dönüşüyor:

Tükettiğimiz yalnızca doğa mı, yoksa kendi özümüzden de bir şeyler eksiltiyor muyuz?

Bu soru, izleyiciyi eserlerle karşılaşmanın ötesinde kendi tüketim alışkanlıkları, çevresi ve nesnelerle kurduğu ilişki üzerine düşünmeye çağırıyor.

Tasarımdan sanata, malzemeden belleğe

Yirmi yılı aşkın süredir içmimarlık, çevresel tasarım ve mekânsal strateji alanlarında çalışan Yakup Burak Akay, mesleki birikimini ileri dönüşüm sanatıyla buluşturuyor. İçmimarlığın malzeme, doku, biçim ve mekân ilişkilerine dayanan yaklaşımını sanatsal üretimine taşıyan Akay, atıl durumdaki malzemeleri özgün formlar aracılığıyla yeniden yorumluyor.

Antalya merkezli tasarım ve sanat çalışmalarını sürdüren sanatçı, Zamanın Sessiz Tanıkları ile ileri dönüşümü yalnızca bir malzemeyi yeniden kullanma yöntemi olarak değil, yeni anlamlar üretme biçimi olarak ele alıyor.

Sergi, bu yönüyle sürdürülebilirlik ve sanat arasındaki ilişkiyi görünür kılarken bir başka düşünceyi de öne çıkarıyor: Zamanın aşındırdığı, insanın gözden çıkardığı ya da doğanın kıyıya bıraktığı hiçbir şey, yeni bir hikâyenin başlangıcı olma ihtimalini bütünüyle kaybetmiyor.


Zamanın sessiz tanıklarına davet

Zamanın Sessiz Tanıkları, atık malzemelerin sanat aracılığıyla geçirdiği dönüşümü görünür kılan; doğa, insan ve zaman arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir sergi.

Yakup Burak Akay, izleyicileri yalnızca eserleri görmeye değil, onların taşıdığı izleri okumaya ve alışılmışın dışında bir bakış geliştirmeye davet ediyor.

Çünkü bazen bir malzemenin yeniden doğması için gereken tek şey, ona yeniden bakmayı öğrenmek.

Zamanın Sessiz Tanıkları… Atıktan ruha, yüzeyden derine bir yeniden doğuş hikâyesi
Sıfır Atık Koleksiyonu’na dahil edilen ödüllü “Humay — Kıyıdan Doğan” heykelinin yaratıcısı Yakup...
Altın Portakal “Daima” diyerek sinema meşalesini 63. kez yaktı
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Antalya Spor Salonu’nda gerçekleştirilen ...
COP31 Antalya'ya COP Tarihinin En Yüksek Başvuru Sayısı
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlık çalışmaları kapsamında Antalya’...
63. Altın Portakal’da sinema şöleni başlıyor
Türkiye’nin en köklü sinema festivali 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Pın...
Altın Portakal’da çocuklar için özel film kuşağı
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu sene de sabah saat 10.00’daki özel kuş...
Sinemanın ışığı “Daima” Altın Portakal’da parlayacak
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu yıl, sinemanın ışığını “Daima” parlatma...
ADT, Murathan Mungan’ın Mezopotamya Üçlemesi’nin ikinci halkası “Taziye” ile 14 Ekim’de sahnede
Antalya Devlet Tiyatrosu, Türk tiyatrosunun ve edebiyatının usta kalemlerinden Murathan Mungan’ın...
Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak filmler açıklandı
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Ulusal Uzun Metraj, Ulusal Kısa, Ulus...
Bir Sultanın İzinde: Alaeddin Keykubad Rotası
Ben yıllar önce buraları gezip dolaştığımda, Alanya'ya daha liman girişinden bakarken bile bir şe...
Kaleiçi dört gün boyunca açık hava sahnesine dönüşüyor
Antalya’nın tarihi kent merkezi Kaleiçi, 8-11 Ekim’de dört gün boyunca büyük bir açık hava sahnes...